Altın düştü, gümüş coştu…
Küresel piyasalarda ABD’den gelen kritik ekonomik veriler ve Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle hareketlilik yaşanıyor.
GÜMÜŞ İKİ AYIN ZİRVESİNDE
ABD enflasyonunun beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi ve İran merkezli belirsizlikler altın fiyatları üzerinde baskı oluştururken gümüş fiyatları, mart ayından bu yana en yüksek seviyesini test etti.
Gümüş, yüksek elektrik iletkenliği nedeniyle elektronik, güneş panelleri ve diğer endüstriyel uygulamalarda yaygın olarak kullanılırken, altınla birlikte geleneksel bir yatırım varlığı olarak da hizmet veriyor.

87 DOLAR SEVİYELERİNİ GÖRDÜ
Değerli metaller piyasasında gümüş, diğer emtialardan pozitif ayrışarak yükselişini sürdürdü.
Ons başına 86,71 dolara kadar tırmanan spot gümüş, Mmart ayından bu yana görülen en yüksek seviyeleri test etti.
Daha sonra kâr satışları görülen gümüş, yüzde 0,17 düşüşle 86,46 dolar seviyesinden işlem görüyor.
Diğer değerli metallerde ise satıcılı seyir hakim. Platin yüzde 0,89 kayıpla 2 bin 116 dolara, paladyum ise yüzde 0,22 azalışla 1.497 dolara gerilemiş durumda.

HİNDİSTAN’DAN ALTIN VE GÜMÜŞE VERGİ DARBESİ
Dünyanın en büyük altın tüketicileri arasında başı çeken Hindistan, yerel piyasada şok etkisi yaratan bir karara imza attı.
Hindistan yönetimi, değerli metal ithalatını sınırlayarak döviz rezervlerini korumak amacıyla altın ve gümüşteki ithalat vergilerini yüzde 6’dan yüzde 15’e çıkarma kararı aldı.
Bu hamlenin küresel talep dengeleri üzerinde uzun vadeli etkiler yaratması bekleniyor.

ORTA DOĞU’DA İRAN GERİLİMİ VE GÜVENLİ LİMAN TALEBİ
Piyasaların merakla beklediği ABD tüketici enflasyonu (TÜFE) verileri, nisan ayında son üç yılın en güçlü yıllık artışını kaydederek beklentileri aştı.
Bu gelişmenin ardından, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu yıl faiz indirimine gitme ihtimali piyasalar tarafından büyük ölçüde fiyatlamalardan çıkarıldı.
Jeopolitik cephede ise Orta Doğu’daki belirsizlikler, güvenli liman arayışını canlı tutmaya devam ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran ile ilgili süreçte Çin’in yardımına ihtiyaç duymadığını yönündeki açıklamaları gündemdeki yerini korurken, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimini artırdığı yönündeki raporlar endişeleri artırdı.
