Beşiktaş‘ta İsrail Konsolosluğu önündeki saldırı uzun bir süre gündem olmuştu. Saldırıyla ilgili olarak başlatılan soruşturma sürerken yeni gelişmeler yaşandı. Saldırada Yunus Emre Sarban öldürülmüş, Onur ve Enes Çelik ise yaralı şekilde ele geçirilmişti.
İKİ FARKLI ARAÇLA KEŞİF YAPILDI
Sağ şekilde ele geçirilen şüphelilerden alınan bilgilere göre saldırı Sarban liderliğinde gerçekleştirildi. Öte yandan saldırganların olay yerinde iki farklı araçla keşif yaptığı tespit edildi. Şüphelinin ifadesine göre ilk olarak hedef belirlenerek konsolosluk çevresinde hem gece hem gündüz keşif gerçekleştirildi. Güzergahlar incelendi, güvenlik önlemleri gözlemlendi ve saldırının nasıl yapılacağı planlandı.

KAYNAK OLUŞTURMAK İÇİN ARAÇLARINI SATMIŞLAR
TV100’deki habere göre şüphelilerin saldırıya kaynak oluşturmak için araçlarını sattıkları belirtildi. Araçların satılmasının ardından ise farklı kişilerle iletişime geçilerek uzun namlulu tüfekler, tabancalar ve yüzlerce mermi temin edildi. Silahların denemesi için ormanlık alanda atış yapıldığı da ifadede yer aldı.

Bu hazırlıkların ardından araç kiralaması yapıldı. İnternet üzerinden ulaşım sağlanan bir oto kiralama firması ile iletişime geçen şahıslar beyaz renkli bir aracı günlük 1750 TL bedelle kiraladı. Saldırganlar aracı ilk olarak 3 günlüğüne kiraladı daha sonra ise süre uzatıldı.
Araç kiralama işlemi için toplamda 8 bin liranın üzerinde ödemenin banka üzerinden yapıldığı aktarıldı. Ayrıca şüpheli daha önce de aynı firma ile çalıştığı için indirimli fiyat aldığını söyledi. Araç, saldırı sırasında mühimmat ve uzun namlulu silahların taşınmasında da aktif rol oynadı.

Şüpheli olaya ilişkin şunları anlattı:
“Ben aracı kullanıyordum. Benim sağ tarafımda Ahmet İmrak, arka sağ tarafta Yunus Emre Sarban isimli şahıslar vardı. Araçtan inerken yanımızda silah ve sırt çantalarımız vardı.
“HÜCUM YELEĞİ VE SIRT ÇANTALARIMIZI GİYDİK”
Araç içerisinde hücum yeleği ve sırt çantalarımızı giydik. Yunus Emre Sarban isimli şahıs arkada olduğu için otobanda giydi. Ben ve Ahmet İmrak isimli şahıs ise Konsolosluğa dönmeden hareket halindeyken giydik. Prof. Ahmet Kemal Aru sokakta araçtan indikten sonra bagajdan uzun namlu av tüfeklerini aldık.
Önceden konuştuğumuz gibi önden ben tekbir getirerek sokak boyunca harekete geçip sokak boyunca servislere doğru ateş ettim. Servis aralarında üniformalı polisler de vardı. Ben de polislere doğru 5-6 el ateş ettim. Ancak vurulan polis olup olmadığını bilmiyorum.
Ben önde olduğum için Ahmet İmrak ve Yunus Emre Sarban isimli şahısların hangi taraflara gittiğini bilmiyorum. Ancak onların da tekbir seslerini duydum. Ben vuruldum, olduğum yere düştüm.
“POLİSLERE KAFAMA SIKIN DEDİM, SIKMADILAR”
Yanıma yaklaşanlar kafir polisler, kafama sıkın dedim; onlar bana sıkmadılar ve beni hastaneye getirdiler. Benim niyetim konsolosluk binasına girip insanları rehin almaktı. Rehin aldığımız şahısları video çekerek öldürecektik.
Saldırıyı öğlen saatinde planlamamızın sebebi ise öğlen arasına çıkan konsolosluk çalışanlarını rehin alıp konsolosluk binasına girmekti. İfademin akışında belirttiğim daha önce hazırlamış olduğum 2 taşı siyah bantlarla sarıp bomba süsü verdiğim malzemeyi atarak dikkat dağıtıp Konsolosluk binasına girecektim”

EŞİNİ VAZGEÇİRMEYE ÇALIŞMIŞ: “ALLAH’IN RAZI OLMAYACAĞI İŞ YAPMA”
Ayrıca saldırganın eşi C. Çelik’in eşini saldırıdan vazgeçirmeye çalıştığı yönündeki yazışmaları da ortaya çıktı.
C. Çelik yazışmalarda şunları söyledi:
“Bak adam Allah’ın razı olmayacağı iş yapma. Yani ne yapıyorsun bilmiyorum umarım silah ticareti falan değildir bak ona kim helal diyorsa senin çoluğun çocuğun var senden çıkmayan Allah korusun çoluk çocuğundan çıkar elinde temiz helal paranı harama bulaştırma bak kim ne yapmak istiyorsa yapsın sen emeğinle kazandığını kullan.
Bak daha dün ablam anlatmıştı eniştemin bi arkadaşı bu silah yüzünden ailesine kadar bulaşmış olay ve sadece whatsapp’tan resim ve sohbetten hiç alım satım olmadan. Gidiyorlar adamın evine herşeyi arayıp yatıyorlar sorguluyorlar” diyerek eşini uyardığı görülüyor.
“CAHİLLERİN LAFIYLA MİLLETİN HAKKINA GİRME”
Cihad nedir bilmeyen cahillerin lafıyla milletin hakkına girme, benim ablamı bırak hiç kimsenin hakkına girme.Sana da tavsiyem bir insana da körü körüne inanmak ve onun doğru gördüğüyle sadece yol almak da şirk. Cihad yapıcaz diye ne şekilde ne kararlar aldığını gördük sonra da hakkını helal et biz bilmiyorduk. Silah satma kim aklına koyduysa allah belasını versin.Allah seni ıslah etsin, beni kanser ettin.
“O ŞEYTAN ŞEYTAN”
Hangi hocaya sorsan bunun helal olmadığını söyler o şeytan o şeytan. Allah’ın ayetini inkar edip faize “helal” diyen Allah’ın ayetini inkar edip “kuranı alimden öğreniriz” diyen bak bu şeytan, bak adam yanlış yola gitme bak”